Ege’nin güzeller güzeli Doğanbey Köyü

01.01.2021

1111.jpg

Ege’nin saklı köylerinden biri Doğanbey Köyü. Hem güzel, hem mütevazı, hem de tarihi bir geçmişi olan saklı keşif noktalarından biri. Taş evleriyle, arnavut kaldırımlı dar sokaklarının güzelliği ile yeşilin, morun, sarının tonlarını Ege’nin maviliği ile buluşturuyor bu benzersiz köy. İçinizdeki keşif tutkununu yola çıkmak için durduramıyorsanız, o halde size harika bir Ege güzelliği önerisi vermenin tam zamanı.

IMG_20210101_230410_933.jpg

Ege’nin güzeller güzeli, mütevazı Doğanbey Köyü, eski bir Rum köyü. Dilek Dağları’nın çevrelediği bu şirin köy, Kurtuluş Savaşı döneminde mübadele ile Yunanistan’a göç eden Rumlardan kalan evlerin onarılmasıyla ayakta kalabilmiş. Selanik’ten gelen Türklerin yerleştiği köy, iklim şartları ve tarım yetersizliği nedeniyle Türklere Yeni Doğanbey Köyü’nü kurdurmuş. Eski Doğanbey Köyü’ndeki evleri ise aslına uygun olarak restore edip günümüze kadar getirmeyi başarmışlar.

 

Taş evleri ve arnavut kaldırımlı sokakları ile hayranlık uyandıran Doğanbey Köyü, Ege’nin güzelliğini bir kez daha kanıtlıyor bizlere. Tarihi dokusunu koruyan ve doğa severlerin ilgi odağında olan Doğanbey Köyü, estetik bir mimari ile yapılmış sanat eserini andırıyor adeta.

IMG_20210101_230410_903.jpg
IMG_20210101_230410_932.jpg

Ev odalarının birbirinden uzakta ve geniş bir avluya sahip biçimde inşa edildiği için Rumca anlamı ‘odalar’ olan “Domatia” ismiyle kurulan bu köy zamanla “Doğanbey” olarak Türkçeleşmiş.

 Köyde ilk yerleşim 1850 yıllarında olmuş. Padişah Abdülaziz’in fermanı ile sıtmadan kaçan Rumlar bu köye yerleşmiş.

 

 Köyün en meşhur evi ‘Papazın Evi’

 

 Köyde şu an sadece tek bir aile yaşamakta.

 

 Dünyada sadece bu köyde yetişen bir çiçek var. Adı, mor fincan çiçeği. 

 

 Eski Doğanbey Köyü’nün güzel sanatlar köyü yapılması amaçlanıyor. Bu amaç doğrultusunda Mimar Sinan Üniversitesi’nin de çalışmaları bulunuyor.

Doğanbey Köyü’nde Gezilecek Yerler

♦ Doğanbey Köyü gezilecek yerler için kısa bir plan yapmak yeterli oluyor. Fakat burada fotoğraf çekerken zamanın nasıl geçtiğinin farkına varamayacağınızı da baştan söyleyeyim. Köyün hemen girişinde Dilek Yarımadası, Büyük Menderes Deltası Milli Parkı Ziyaretçi ve Tanıtım Merkezi yer alıyor. Tanıtım merkezinin bulunduğu taş bina, 1890’larda hastane amaçlı yapılmış.

♦ Tanıtım merkezini gezerken bölgede yaşayan hayvanları ve yetişen bitkileri görebilirsiniz.

♦  Doğanbey Köyü sahiline inip yaklaşık 5 km ilerlediğinizde Dilek Yarımdası’nın en uç noktasına varmış olacaksınız. Buraya Karina, yani deniz kenarında ulaşacağınız son nokta deniyor. Bol bol fotoğraf çekebileceğiniz, ördeklerin yüzdüğü bu bölgeyi de çok seveceksiniz.

♦  Entelköy Efeköy’e Karşı filminin de çekildiği bu köyde gezilecek yerler arasında elbette bol bol ev bulunuyor. Rum ve Osmanlı mimarisi ile harmanlanmış evlerin her biri farklı güzelliklere sahip. Kimi evin önünde salkımlar bulunurken kimi evlerin terasında zeytin kurutulduğunu görebilirsiniz. Bir ev bir hikaye demektir bu köyde. Ve gezileri güzel kılan da bu hikayelerdir işte.

IMG_20210101_230024_803.jpg
IMG_20210101_230410_938.jpg

♦ Eğer vaktiniz varsa Osmanlı Kıyafetleri Müzesi’ne de uğrayın derim. Burada yaşayan Aksoy ailesi tarafından kurulan müzede dönemin kıyafetleri, fotoğraflar, belgeler yer alıyor.

♦ Açık hava müzesini andıran köyün sakinleri ile bol bol muhabbet etmek ise paha biçilmez. Edindiğiniz bilgiler ile bu köyü gezmek inanın çok daha farklı olacak.

♦ Dilek Yarımadası Milli Parkı’nı da buraya kadar gelmişken mutlaka görün derim. İçeride güzel yürüyüş parkuru, seyir terası, mesire yeri, 4 tane muhteşem koy, Zeus Mağarası bulunuyor.